Bu Blogda Ara

28 Ocak 2013 Pazartesi

Mutluluğa yolculuk 5

Platon’un mağarası Hiç alt başlıktaki terimi duymuş muydunuz? Değişimin neden bu kadar zor olduğunu anlatan bir terimdir. Çok karanlık bir mağarada doğmuş ve buradan asla çıkmamış insanların mağarayı evrenleri gibi görmeleri, donuk ve hüzünlü olsa da aşina oldukları yeri teskin edici ve rahatlatıcı bir yer olarak görmeleri durumudur. Mağaradakiler dışarıya adım atmayı inatla reddederler. Dışarıyı bilmediklerinden tehlikeli ve düşman dolu...

22 Ocak 2013 Salı

Mutluluğa yolculuk 4

Büyük nasihatler Avustralyalı hemşire Bronnie Ware, emekli olduktan sonra bir kitap yazmaya karar veriyor. Çok da iyi yapıyor. Kendisi yıllarca evlerinde ölümü bekleyen hastalara bakan bir hemşire. Gerekli ama iç burkucu bir rol kendisininkisi. Belki yalnızca meraktan belki de kitap yazmaya daha en başından karar vermiş olduğundan, hemşiremiz hastalara “En büyük pişmanlığınız nedir?” diye sormuş her bir defasında. İşte bu cevaplarını da...

15 Ocak 2013 Salı

Mutluluğa yolculuk 3

Kişisel yüzleşmem Kederler, düşüncelere dönüştükleri anda bize acı çektirme güçlerini yitirirler En son ne zaman içten gelerek kahkaha attınız diye sormuştum bir önceki yazımı bitirirken ve tam bu noktadan devam edeceğimi sizlere söylemiştim.  Buyurun devam edelim ... Ben ne zamandır kahkaha atmıyorum. Çoğu zaman tebessüm ediyorum hatta güldüğüm de oluyor zaman zaman ama ne zamandır karnımın etleri ağrıyana kadar derler ya hani o...

11 Ocak 2013 Cuma

Mutluluğa yolculuk 2

Yüzleşme Hayatı nasıl görüyorsunuz? Kaçınılması hatta uzak durulması gereken tuzaklarla dolu tehlikeli bir alan mı yoksa her  köşe başında sizleri zenginleştirecek bir deneyim sunan sürprizlerle dolu  bir alan mı?  Sahi siz gerçekten nasıl görüyorsunuz? Aslında sizlerden tuzak dolu ya da sürprizlerle dolu net cevabını beklemiyorum. Bazen bol miktarda tuzak içermekte bazen ise beklenmedik mutluluklar hemen yanı başımızda...

8 Ocak 2013 Salı

Mutluluğa yolculuk 1

Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer Kendisinin efendisi olan, dünyanın da efendisi olur derler. Dünya ile pek işim olmayacağı aşikar ama kendimi kontrol altına alabilmek için kendi adıma çalışmalarıma ara vermeden devam ediyorum. Durmadan, sıkılmadan ve hevesle devam ediyorum.  Kendimi her geçen gün ve her gittiğim kurs ve okuduğum kitapla biraz daha geliştiriyorum. En azından bu yolda çaba sarf ediyorum. Amaç aslında belli; potansiyelimi...